Ruh Sağlığına Yakından Bakmak · Mini Kitapçık 9
Bedensel Belirti Bozukluğu
Bedenin dili gerçektir. Her belirti uydurma değildir, her belirti yalnızca bedenle açıklanmayabilir.
Bu kitapçık bedensel belirtiler ile ruhsal süreçler arasındaki ilişkiyi damgalamadan anlatmak için hazırlandı. En temel mesaj şudur: belirtiler gerçek olabilir, kişi bunları uyduruyor değildir, fakat belirtilerin sürmesinde dikkat, kaygı, stres, aile tepkileri ve sağlık arama döngüsü rol oynayabilir.
Bedensel belirti bozukluğu, kişinin belirtileri uydurduğu anlamına gelmez. Yaşanan sıkıntı gerçektir. Fakat belirtilerin sürmesini anlamak için beden kadar zihin, duygu, stres ve ilişkiler de değerlendirilmelidir.
Ruhsal süreçler bedende belirti yaratabilir mi
Evet. İnsan bedeni ve ruhsallığı birbirinden ayrı iki dünya gibi çalışmaz. Stres, kaygı, öfke, yas, utanç ve uzun süreli gerginlik bedensel sistemleri etkileyebilir. Baş ağrısı, mide sorunları, kas ağrıları, çarpıntı, yorgunluk, nefes darlığı, uyuşma, bayılma benzeri belirtiler bazen ruhsal yükle birlikte artabilir.
Burada dikkat edilmesi gereken ilk nokta, bedensel belirtilerin ciddiye alınmasıdır. Bir belirti psikolojik süreçlerle ilişkili olabilir diye tıbbi değerlendirme gereksiz hale gelmez. İyi klinik yaklaşım, önce uygun tıbbi değerlendirmeyi, sonra ruhsal ve bedensel süreçleri birlikte anlamayı içerir.
Aynı kişide hem gerçek bir tıbbi hastalık hem de o hastalığın ötesine geçen bedensel belirti kaygısı bulunabilir. Örneğin epilepsisi olan bir kişide psikolojik nedenlerle bayılma benzeri ataklar da olabilir. Bu nedenle "ya bedensel ya psikolojik" gibi keskin ayrımlar çoğu zaman yetersizdir.
Uydurma değildir
Bedensel belirti bozukluğu, kişinin belirtileri uydurduğu anlamına gelmez. Yaşanan sıkıntı gerçektir. Fakat bazen belirtilerin kaynağını ve sürmesini anlamak için beden kadar zihin, duygu, stres ve ilişkiler de değerlendirilmelidir.
Psikosomatik hastalık, bedensel belirti bozukluğu ve hastalık kaygısı
Psikosomatik dediğimiz durumda altta tıbbi bir hastalık vardır, fakat stres ve ruhsal durum bu hastalığın seyrini etkileyebilir. Migren, hipertansiyon, bazı cilt sorunları, mide bağırsak yakınmaları veya ağrı tabloları stresle artıp azalabilir.
Bedensel belirti bozukluğunda ise merkezde bir ya da daha fazla bedensel belirti ve bu belirtilerle ilgili yoğun düşünce, kaygı ve davranışsal uğraş yer alır. Modern tanısal yaklaşımda belirtinin mutlaka "tıbben açıklanamayan" olması şart değildir. Önemli olan, belirtinin kişinin hayatının merkezine yerleşmesi ve onunla ilgili aşırı uğraşın işlevselliği bozmasıdır.
Hastalık kaygısı bozukluğunda ise kişi çoğu zaman ağır bir hastalığı olduğundan ya da olacağından korkar. Belirti az olabilir, fakat hastalık ihtimali zihnin merkezine yerleşir. Bu konu ayrı bir kitapçıkta daha ayrıntılı ele alınabilir.
Belirtiler nasıl sürer
Bedensel belirtilerin sürmesinde en önemli mekanizmalardan biri bedene aşırı odaklanmadır. Hepimizin bedeninde gün içinde küçük duyumlar olur. Başta basınç, kalpte hızlanma, midede gerginlik, kaslarda ağrı, kısa süreli uyuşma gibi duyumlar çoğu zaman gelip geçer. Fakat kişi bu duyuma yoğun biçimde odaklandığında duyum büyüyebilir.
Dikkat bedene döndükçe beden daha çok veri üretir gibi görünür. Kişi "bu ne", "geçecek mi", "doktor bir şeyi atladı mı", "acaba ciddi bir hastalık mı" diye düşündükçe kaygı artar. Kaygı arttıkça bedensel uyarılma artar. Böylece belirti, kaygı ve kontrol davranışları birbirini besler.
Sık sık doktora gitmek, aynı tetkikleri tekrar istemek, internette sürekli hastalık araştırmak, bedeni kontrol etmek, yakınlardan güvence istemek veya belirtiler nedeniyle yaşamı giderek daraltmak döngüyü sürdürebilir. Bu davranışlar kısa vadede rahatlatır, fakat uzun vadede bedensel kaygıyı canlı tutabilir.
Aile ve çevre nasıl etkiler
Aile ve yakın çevrenin tutumu çok önemlidir. Kişinin belirtilerini yok saymak, "kafanda kuruyorsun" demek, alay etmek ya da yalnız bırakmak zarar vericidir. Fakat yalnızca kişi belirtiler yaşadığında ilgi göstermek, gündelik yaşamın diğer alanlarında duygusal temas kurmamak da belirtileri istemeden pekiştirebilir.
Daha sağlıklı tutum, belirtinin gerçekliğini kabul etmek, kişinin yaşadığı sıkıntıyı dinlemek, fakat hayatın bütününü yalnızca belirti etrafında döndürmemektir. İlgi, sevgi ve destek hastalık anlarında da iyi olunan zamanlarda da süreklilik göstermelidir.
Bazı kişiler uzun yıllar doktor doktor dolaştıktan sonra psikolojik yardım önerildiğinde incinebilir. Çünkü bunu "bana inanmıyorlar" ya da "uyduruyorsun diyorlar" gibi algılayabilirler. Bu nedenle uzmanların dili çok dikkatli olmalıdır. Psikolojik yardım önerisi, belirtinin gerçek olmadığı anlamına gelmez. Tersine, kişinin yaşadığı sıkıntıyı bütüncül biçimde ele alma çabasıdır.
Tedavide nasıl bir yol izlenir
Tedavide ilk adım güvenilir ve tutarlı bir değerlendirmedir. Gereken tıbbi incelemeler yapılmalı, fakat gereksiz tekrarlar ve bitmeyen tetkik arayışı kişiyi daha fazla kaygı döngüsüne sokmamalıdır. Tek bir hekim ya da koordineli bir ekip üzerinden izlem çoğu zaman daha sağlıklıdır.
Psikoeğitim, belirtilerin beden ve ruh etkileşimi içinde anlaşılmasını sağlar. Bilişsel davranışçı terapi, bedene aşırı odaklanma, felaketleştirme, güvence arama, kaçınma ve işlevsellik kaybı üzerinde çalışabilir. Stres yönetimi, uyku düzeni, aktivite planlama, duygu düzenleme ve problem çözme becerileri destekleyici olabilir.
Eşlik eden depresyon, panik, yaygın kaygı ya da travma belirtileri varsa bunlar ayrıca değerlendirilmelidir. İlaç tedavisi bedensel belirti bozukluğunun kendisini doğrudan ortadan kaldıran tek başına bir çözüm gibi düşünülmemelidir. Eşlik eden psikiyatrik durumlar varsa hekim tarafından değerlendirilebilir.
Ne zaman profesyonel destek düşünülmeli
Belirti en az birkaç aydır yaşamın merkezine yerleşmişse. Tıbbi değerlendirmelere rağmen kaygı azalmıyor ve yeni tetkik ihtiyacı sürekli devam ediyorsa. Kişi iş, okul, aile ve sosyal yaşamını belirtiler nedeniyle belirgin biçimde sınırlıyorsa. Belirtilere depresyon, panik, travma ya da yoğun kaygı eşlik ediyorsa. Kişi "kimse bana inanmıyor" duygusuyla yalnızlaşıyorsa.
Kendine sorabileceğin sorular
- Bedenimde en çok hangi belirtiye odaklanıyorum?
- Bu belirti geldiğinde aklımdan geçen ilk felaket düşüncesi ne oluyor?
- Rahatlamak için hangi kontrol veya güvence arama davranışlarını yapıyorum?
- Belirtiyle uğraşmak hayatımın hangi alanlarını daraltıyor?
- Bu belirtileri hem bedensel hem ruhsal açıdan birlikte ele alacak bir destek planına ihtiyacım var mı?
Kaynak notu
Bu kitapçık psikoeğitim amacıyla hazırlanmış özgün bir metindir. Klinik çerçevesi aşağıdaki kaynaklarla uyumlu tutulmuştur.
- D'Souza RS ve Hooten WM. Somatic Symptom Disorder. StatPearls. 2023.
- Husain M. ve Chalder T. Medically unexplained symptoms: assessment and management. Clinical Medicine. 2021.
- Henningsen P. Management of somatic symptom disorder, Dialogues in Clinical Neuroscience, 2018.