Ruh Sağlığına Yakından Bakmak · Mini Kitapçık 37

Kronik Depresyon

Bazen çökkünlük bir dönem değil, yıllara yayılan bir zemin haline gelir.

Kronik depresyon, kişinin uzun süreli, bazen yıllarca devam eden düşük duygudurum, isteksizlik, karamsarlık, enerji azalması ve ilişkisel geri çekilme yaşamasıyla seyreden bir depresyon örüntüsüdür. Bu kitapçık, kronik depresyonu "kişilik böyle" diye geçiştirmeden, ama umutsuzlaştırmadan ele alır.

Bu kitapçığı bir etiket listesi gibi değil, yaşantınızı anlamlandırmaya yardımcı olacak sakin bir rehber gibi okuyun. Belirti görmek tek başına tanı anlamına gelmez. Önemli olan süre, yoğunluk, işlevsellik ve yaşanan sıkıntıdır.

Kronik depresyon yılların içinde insanın kendilik algısına karışabilir. Bu yüzden iyileşme çoğu zaman duygu durumunu düzeltmek kadar, "benim etkim yok" inancını yavaş yavaş çözmek anlamına da gelir. Uzun süren şeyler de değişebilir, ama çoğu zaman sabırlı ve yapılandırılmış bir eşlik ister.

Kronik depresyon nedir

Klasik depresyon çoğu zaman dönemler halinde gelir. Kişi belli bir süre çökkünlük yaşar ve sonra kısmen ya da tamamen toparlanır. Kronik depresyonda ise çökkünlük uzun süre devam eder. Eski sınıflamalarda distimi olarak adlandırılan bu tablo, güncel sınıflamalarda kalıcı depresif bozukluk ya da persistent depressive disorder çerçevesinde ele alınır.

En ayırt edici özellik süredir. En az iki yıl boyunca, arada belirgin ve uzun süreli iyilik dönemleri olmadan süren depresif duygu durum söz konusudur. Bazı kişiler "kendimi bildim bileli böyleyim" diyebilir. Bu cümle, depresyonun kişilik gibi yaşanmasına neden olabilir.

Belirtiler nasıl görünür

Kronik depresyonda mutsuzluk, karamsarlık, isteksizlik, zevk alamama, enerji düşüklüğü, uyku ve iştah sorunları, dikkat güçlüğü, kararsızlık, değersizlik ve yetersizlik düşünceleri görülebilir. Belirtiler çoğu zaman majör depresyondaki kadar dramatik olmayabilir ama uzun sürdüğü için hayatı derinden aşındırır.

Kişi hayata tam olarak katılamaz. İlişkilerde geri çekilir. İş ve okulda işlevselliği sürdürse bile iç dünyasında sürekli bir ağırlık taşır. İyi bir şey olduğunda bile onun iyi tarafını görmekte zorlanabilir. Bu nedenle kronik depresyon bazen "karakterim böyle" diye yanlış anlaşılabilir.

Ölüm düşünceleri, "yaşasam ne olacak?" duygusu veya kendine zarar verme düşünceleri varsa bu durum ciddiye alınmalı ve bir uzmana başvurmak geciktirilmemelidir.

Neden uzun sürer

Kronik depresyonun tek bir nedeni yoktur. Genetik yatkınlık, erken dönem ilişkisel yaralanmalar, ebeveyn kaybı, göç, ayrılık, eleştirel aile ortamı, uzun süreli ihmal, düşük benlik değeri ve kronik kaygı bozuklukları tabloya zemin hazırlayabilir.

Erken başlangıçlı kronik depresyonda kişi çoğu zaman çocukluk ve ergenlik döneminden itibaren dünyayı daha karanlık, ilişkileri daha güvensiz ve kendisini daha yetersiz algılamayı öğrenmiş olabilir. Bu öğrenme biçimi yetişkin ilişkilerinde de tekrar eder.

Bazı olgularda kronik sosyal kaygı, yaygın kaygı, OKB, çekingen kişilik örüntüsü veya uzun süren fiziksel hastalıklar depresyonu ikincil olarak besleyebilir.

Tedavi ve CBASP çerçevesi

Kronik depresyon genellikle uzun süreli ve çok boyutlu bir yaklaşım gerektirir. Antidepresan tedavi bazı kişilerde önemli bir destek olabilir. Ancak tek başına ilaç, özellikle kişilerarası öğrenme örüntüleri, umutsuzluk şemaları ve davranışsal geri çekilme konusunda yeterli olmayabilir. Bu nedenle psikoterapi önemli bir yere sahiptir.

Kronik depresyon için geliştirilmiş özel psikoterapi yaklaşımlarından biri CBASP, yani Cognitive Behavioral Analysis System of Psychotherapy yaklaşımıdır. Bu yaklaşım kişinin ilişkisel durumlarda ne yaşadığını, ne beklediğini, nasıl davrandığını, davranışının ne sonuç doğurduğunu ve daha işlevsel bir kişilerarası etkiyi nasıl kurabileceğini çalışır.

CBASP özellikle kronik depresyonu ilişkisel öğrenme ve kişilerarası sonuçlar açısından ele alır. Kişinin geçmişte öğrendiği "ne yapsam değişmez", "kimse beni anlamaz", "ben etkisizim" gibi beklentilerin bugünkü ilişkilerde nasıl tekrarlandığını görünür kılar.

Umutsuzlukla çalışmak

Kronik depresyonda umutsuzluk çoğu zaman yalnızca bir belirti değil, aynı zamanda sorunu sürdüren bir inançtır. "Ben böyleyim", "değişmeyecek", "terapi de işe yaramaz" gibi düşünceler kişiyi denemekten uzaklaştırır. Oysa uzun süredir devam eden bir örüntü, değişimin daha yavaş ve daha yapılandırılmış olacağı anlamına gelir. İmkansız olduğu anlamına gelmez. Küçük davranışsal adımlar, kişilerarası deneyleri fark etmek, bedensel ritimleri düzenlemek, sosyal geri çekilmeyi yavaşça azaltmak ve eski öğrenmeleri terapötik ilişkide yeniden ele almak iyileşme zemini yaratabilir.

Kendine sorabileceğin sorular

  1. Ben bu çökkünlüğü ne zamandır yaşıyorum?
  2. Kendimi "böyle biri" diye tanımlamam yardım aramamı engelliyor mu?
  3. İlişkilerde tekrar eden hangi beklentilerim var?
  4. Günlük hayatımda küçük de olsa canlılık hissi yaratan şeyler neler?

Kaynak notu

Bu kitapçık psikoeğitim amacıyla hazırlanmış özgün bir metindir. Klinik çerçevesi aşağıdaki kaynaklarla uyumlu tutulmuştur.

  • NICE, Depression in adults, treatment and management, NG222.
  • Keller ve ark., NEJM, 2000, CBASP ve kronik depresyon çalışması.
  • Wiersma, Klein, Schramm ve ark., Frontiers in Psychiatry, 2021, CBASP in the Treatment of Persistent Depressive Disorder (editorial).

Tüm kitaplığa dön