Ruh Sağlığına Yakından Bakmak · Mini Kitapçık 5
Sosyal Kaygı Bozukluğu (Sosyal Fobi)
İnsanların arasında görünür olmak bazen en zor sahneye dönüşebilir.
Sosyal fobi utangaçlıktan daha derin ve daha daraltıcıdır. Utangaçlık insan deneyiminin doğal bir parçası olabilir. Yeni bir ortama girmek, topluluk önünde konuşmak, önemli bir görüşmeye katılmak ya da yeni biriyle tanışmak çoğu insanda bir miktar heyecan yaratır. Sosyal fobide ise bu heyecan hayatı daraltan, kaçınmayı artıran ve kişinin kendisini sürekli izliyormuş gibi hissettiği bir döngüye dönüşür.
Bu kitapçıkta sosyal fobiyi görünür olma korkusu, olumsuz değerlendirilme beklentisi ve dikkatin kişinin kendi üzerine dönmesi üzerinden anlatıyorum. Çünkü sosyal kaygıda çoğu zaman asıl zorlanma, başkalarının bakışı kadar kişinin kendi iç kamerasıdır. Bu kamera çok sert çalışır.
Sosyal fobi, görünür olma ve olumsuz değerlendirilme korkusuyla hayatın daralmasıdır. İyileşme, kaygının tamamen yok olmasını beklemek değil, kaygıyla birlikte hareket edebilmeyi öğrenmektir.
Sosyal fobi nedir
Sosyal fobi, kişinin başkaları tarafından incelenebileceği, değerlendirilebileceği ya da yargılanabileceği sosyal durumlarda belirgin kaygı yaşamasıdır. Bu durum konuşma yapmak, biriyle tanışmak, soru sormak, birinden bir şey istemek, yemek yemek, yazı yazmak, alışverişte iade yapmak ya da kalabalık bir ortamda bulunmak gibi farklı biçimlerde ortaya çıkabilir.
Kişi çoğu zaman iki şeyden korkar. Birincisi yanlış, eksik, tuhaf ya da küçük düşürücü bir şey yapmaktır. İkincisi kaygılı göründüğünün anlaşılmasıdır. Yani bazen korku, hata yapmaktan çok, heyecanın belli olmasından kaynaklanır.
Utangaçlık, performans kaygısı ve sosyal fobi
Utangaçlık, özellikle yeni insanlarla veya yeni ortamlarda yaşanan doğal bir tedirginlik olabilir. Performans kaygısı ise topluluk önünde konuşma, sınava girme, jüri karşısına çıkma ya da sahnede bir şey yapma gibi durumlarda görülebilir. Bunlar her zaman klinik sorun anlamına gelmez.
Sosyal fobi dememiz için kaygının yoğun, kalıcı ve kişinin işlevselliğini bozucu hale gelmesi gerekir. Kişi sunum yapamadığı için dersini veremiyor, sınıfta bildiği halde konuşamıyor, yeni ilişkiler kuramıyor, telefon açmaktan kaçınıyor veya sosyal yaşamı giderek daralıyorsa durum klinik önem kazanır.
Sosyal kaygının üç alanı
Sosyal kaygı genellikle üç alanda görülür. Birincisi gözlenme durumlarıdır. Kişi insanların kendisini gördüğü ortamlarda rahatsız olabilir. İkincisi sosyal etkileşimdir. Konuşmak, tanışmak, birinden bir şey istemek ya da sohbeti sürdürmek zorlayıcı olabilir. Üçüncüsü performans durumlarıdır. İnsanların önünde konuşmak, sunum yapmak ya da bir beceri göstermek yoğun kaygı yaratabilir.
Bazı kişilerde kaygı yalnızca performans durumlarında ortaya çıkar. Bazılarında ise daha yaygındır ve gündelik sosyal temasları da etkiler. Yaygınlaştıkça kişinin yalnızlık, erteleme, eğitim ve iş yaşamında fırsat kaybı yaşama ihtimali artabilir.
Dikkat içe döndüğünde ne olur
Sosyal fobinin önemli mekanizmalarından biri, dikkatin aşırı biçimde kişinin kendi üzerine dönmesidir. Kişi konuşurken kalbinin nasıl attığını, sesinin titreyip titremediğini, yüzünün kızarıp kızarmadığını, cümlelerinin düzgün olup olmadığını takip eder. Dikkat içe döndükçe dışarıdaki konuşmayı takip etmek zorlaşır.
Bu durum kaygıyı artırır. Kişi kendi içindeki belirtileri dışarıdan da aynı yoğunlukta görüldü sanabilir. Oysa çoğu zaman başkalarının gördüğü şey, kişinin kendi içinde yaşadığından çok daha azdır. Terapi bu iç kamera etkisini fark etmeye ve dikkati daha esnek kullanmaya yardım eder.
Kaçınma döngüsü
Sosyal kaygıda kaçınma kısa vadede rahatlatır. Sunuma girmemek, soru sormamak, telefonda konuşmamak, göz teması kurmamak, kalabalığa katılmamak o anki kaygıyı düşürebilir. Ancak uzun vadede zihin sosyal durumların tehlikeli olduğu inancını korur.
Bazen kişi kaçınmasa bile güvenlik davranışları kullanır. Çok kısa konuşmak, sürekli prova yapmak, yüzünü saklamak, karşıdakine bakmamak, cümlelerini aşırı kontrol etmek gibi. Bunlar korkulan felaketin gerçekleşmediğini öğrenmeyi zorlaştırır.
Tedavide ne yapılır
Sosyal fobide psikolojik tedaviler, özellikle bilişsel davranışçı terapi, güçlü bir kanıt temeline sahiptir. Tedavide kişinin olumsuz değerlendirilme beklentileri, kendilik imajı, içe dönük dikkat, kaçınma ve güvenlik davranışları çalışılır. Grup terapileri de bazı kişiler için etkili olabilir, çünkü sosyal öğrenme doğrudan ortam içinde gerçekleşir.
İlaç tedavisi bazı durumlarda hekim değerlendirmesiyle düşünülebilir. Ancak sosyal kaygının sürmesini sağlayan mekanizmalar çoğu zaman davranışsal ve bilişsel düzeyde çalışılmayı gerektirir. Amaç kişinin hiç kaygı duymaması değildir. Amaç kaygıya rağmen hayatın içine girebilmesidir.
Kendine sorabileceğin sorular
- Hangi sosyal durumları özellikle erteliyor veya kaçırıyorum?
- Kaygımın belli olmasından mı, hata yapmaktan mı daha çok korkuyorum?
- Sosyal ortamda dikkatim daha çok kendimde mi, karşımdaki kişide mi?
- Kısa vadede rahatlatan ama uzun vadede beni sınırlayan güvenlik davranışlarım neler?
- Sosyal cesareti küçük adımlarla nasıl çalışabilirim?
Kaynak notu
Bu kitapçık psikoeğitim amacıyla hazırlanmış özgün bir metindir. Klinik çerçevesi aşağıdaki kaynaklarla uyumlu tutulmuştur.
- NICE CG159. Social anxiety disorder, recognition, assessment and treatment.
- WHO. Anxiety disorders fact sheet.
- NIMH. Anxiety disorders topic page.